Çokça yaşadığım durumlardan biri şu:
Her şeyi bu kadar ciddiye almak zorunda mıyız?
Hayat bizden sürekli bir tepki bekliyor gibi. Bir şeye ya çok üzülmemiz, ya çok sinirlenmemiz, ya da mutlaka bir taraf olmamız gerekiyor. Sanki her olay büyük, her tartışma çok önemli, her fikir hayati. Ama gerçekten öyle mi?
Bence her şeyi ciddiye almak insanı zamanla yoruyor. Gündem, sosyal medya, başkalarının hayatları… Hepsi üst üste geliyor. Sürekli düşünmek, yorumlamak, taraf olmak zorunda kalmak insanın içini daraltıyor. Bu noktada bazı şeyleri hafife almak umursamazlık değil, kendini koruma şekli olabilir.
Ciddiyet çoğu zaman olgunlukla karıştırılıyor. Oysa her şeye ağırlık yüklemek bizi daha bilge yapmıyor. Aksine, neyin gerçekten önemli olduğunu ayırt etmemizi zorlaştırıyor. Her şey önemli olunca, aslında hiçbir şeyin önemi kalmıyor.
Belki de mesele her şeye tepki vermek değil, neye tepki vereceğimizi seçmek. Her şeyi bu kadar ciddiye almasak ne kaybederiz? Belki de kaybettiğimizi sandığımız şeyler, zaten taşımak zorunda olmadıklarımızdır.
Sizce her şeyi bu kadar ciddiye almak zorunda mıyız?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder